[likebtn theme="large" lang="tr" dislike_enabled="0" show_like_label="0" icon_like_show="0" icon_dislike_show="0" tooltip_enabled="0" ef_voting="push" white_label="1" rich_snippet="1" position="top" like_box_size="1" popup_disabled="1" share_enabled="0" counter_show="0" event_handler="my_likebtn_callback" bp_notify="0"] SONRAKİ
Mahir Ünsal Eriş’in “yeni bir dil” deneyişi. İrili ufaklı her doku ve his, kelimelerle karşılığını arıyor: Sesler, tesadüfler, salınan danteller, arşınlanan deniz kıyıları, yitip gitmiş geçmişler… Roman ama daha çok öyküye yaslıyor sanki sırtını: Bir önceki yan karakter, bir sonraki öykünün başına geçiyor. O kaskatı ve dosdoğru akan zamana meydan okuyor yazar: Her şey ve herkes, birbirini sarmalıyor.
